İMPARATORLUKLARIN ŞEKİLLENDİRDİĞİ COĞRAFYA

17 April 00:05

Arkeologlar Diyarbakır’ın Eğil İlçesi’ndeki Dicle Baraj Gölü’nün altında, mükemmel korunmuş 2.400 yıllık bir kasaba keşfettiler. Yapılan araştırmalar, antik medeniyete ait mezarları, camileri ve medrese gibi mükemmel korunmuş yapıları gün yüzüne çıkardı.

SUYUN ALTINDAKİ ZAMAN KAPSÜLÜ

Dicle Üniversitesi tarafından yayımlanan araştırma, Diyarbakır’daki Dicle Barajı Gölü'nün derinliklerindeki bu olağanüstü keşfi belgeleyen çarpıcı bulgular sunmakta. Bütünüyle korunmuş mahalleler, mezarlar, bir cami ve bir medreseden oluşan bu antik yerleşim yeri, su altında kalmasına rağmen günümüze eksiksiz ulaşmayı başarmış. Bu beklenmedik durum, araştırmacılara yerleşimcilerin gündelik yaşamını yakından inceleme fırsatı veriyor.

1990'ların sonlarında inşa edilen Dicle Barajı farkında olmadan olağanüstü bir zaman kapsülü yarataraksuyun durgunluğu ile insan müdahalesinin yokluğu sayesinde mezarları, camii ve medreseyi neredeyse kusursuz bir biçimde korumuş. Bu bulgular, araştırmacılara burada yaşamış olan antik topluluğun yapısal düzeni ve organizasyonu hakkında eşsiz ipuçları sunuyor. 

Dicle Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı ve Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, “Ekipler tarafından çekilen görüntülerde bu tarihi yapıların bütünlüklerini koruduğunu ve sağlam bir şekilde ayakta durduklarını açıkça görebiliyoruz,” diyerek alanın olağanüstü korunmuş olmasına dikkat çekti.

 Yıldız'ın ekibinin son sualtı görüntüleri üzerinde yürüttüğü analizler, kasabanın özgün düzeni hakkında son derece değerli bilgiler ortaya koyarak su altındaki mahallenin antik uygarlığa ilişkin kayda değer ipuçları barındırdığını kanıtladı.

                                             

İMPARATORLUKLARIN ŞEKİLLENDİRDİĞİ COĞRAFYA 

Barajın 1980'lerde inşasından önce Dicle Nehri Vadisi'nin bir parçası olan Eğil ilçesi, binlerce yıl boyunca pek çok büyük medeniyete ev sahipliği yapmış. Bu bölge, Hititlerden Osmanlılara uzanan geniş bir zaman diliminde imparatorlukların kesişme noktası olmuş ve her uygarlığın izini topraklarına işlemiş. Tarihi açıdan zengin bu coğrafyanın içinde yer alan sualtı kasabası ve bölgeyi çevreleyen kayalıklar, unutulmuş hükümdarların kayalara oyulmuş mezarları ve kitabeleriyle tarihin derinliklerini yansıtmaktalar.

Bu sualtı keşfi, farklı medeniyetlerin yüzyıllar içinde bu toprakları nasıl dönüştürdüğünü gözler önüne sermekte. Her imparatorluğun, yıkılışının ardından bir sonrakine miras bıraktığı bu tarih katmanları, bölgenin kimliğini bugün de derinden biçimlendirmeye devam ediyor. Su altındaki kalıntılar vadinin kendisiyle kıyaslandığında görece yakın bir döneme ait olsa da geçmişle kurulan bu bağ tarifsiz bir değer taşımakta. Sualtındaki kalıntılar, bu toprakların tarihsel öneminin ve binlerce yıl boyunca kesintisiz süren dönüşümünün adeta canlı bir kanıtı.

 SUALTI ARKEOLOJİSİ İÇİN EŞSİZ BİR FIRSAT 

Bu sualtı kasabasının günümüze kadar olağanüstü biçimde korunmuş olması arkeologlar için hem büyük bir fırsat hem de ciddi bir sorumluluk anlamına geliyor. Değişen su seviyeleri, çamur birikintileri ve aşınma riski, kalıntılar için tehdit demek. Gerekli önlemler zamanında alınmazsa bu eşsiz miras telafi edilemez biçimde zarar görebilir. 

Dr. Yıldız, alanın doğru şekilde belgelenmesi ve korunması için kapsamlı sualtı arkeolojisi çalışmalarının bir an önce başlatılması gerektiğini vurgulayarak, kasabanın planı, yapıların inşasında kullanılan malzemeler ve burada yaşayan insanların gündelik hayatına dair pek çok bilginin,yapılacak arkeolojik araştırmalar sayesinde gün yüzüne çıkarılabileceğini belirtiyor. Doğal etkenlerden ve insan kaynaklı tahribattan korunabilmesi için alanın tarihi bütünlüğünün acilen güvence altına alınması büyük önem taşımakta.

 

Murat TÜZEL

CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı

Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi

Not: Görseller Anadolu Ajansı’na aittir. 


TAV