Araştırmaların yoğurdun bağırsak mikrobiyomunu desteklediğini gösterdiğini belirten uzmanlar, özellikle proksimal kolonda kanser riskini azaltabildiğini söylüyor.
Yoğurt, doğal bir bağırsak kalkanı işlevi görüyor!
Araştırmaların yoğurdun bağırsak mikrobiyomunu desteklediğini gösterdiğini belirten uzmanlar, özellikle proksimal kolonda kanser riskini azaltabildiğini söylüyor.
Günde iki porsiyon yoğurt tüketiminin riskte yüzde 20’ye varan düşüş sağlayabildiğine dikkat çeken Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer,“Yoğurdun içeriğindeki probiyotik bakteriler, özellikle laktobasilus ve bifidobakteriyum türleri sayesinde bağırsak florasını dengeleyerek enflamasyon dediğimiz iltihaplanmayı baskılayabilirler. Yani yoğurt doğal bir kalkan olabilir.” dedi.Şeker ilaveli ürünler yerine doğal ve probiyotik açısından zengin yoğurtların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Atamer, lifli beslenme, omega-3 kaynakları ve düzenli egzersizin de kolon kanserine karşı koruyucu etki sağladığını aktardı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, yoğurt başta olmak üzere doğru beslenme alışkanlıklarının kolon kanseri riskini azaltmadaki koruyucu rolü hakkında bilgi verdi.
Yoğurt tüketimi kalın bağırsak kanserine karşı koruyucu olabilir!
Bağırsak sağlığı ve beslenme arasındaki ilişkinin son yıllarda bilim dünyasında yoğun bir şekilde araştırıldığını ifade edenProf. Dr. Aytaç Atamer, “Yeni yayınlanan çalışmalarda yoğurt tüketiminin bağırsak mikrobiyomuna olumlu yönde etki ederek kalın bağırsak kanserine karşı koruyucu etkileri olduğu saptanmıştır.” dedi.
Günde iki porsiyon yoğurt tüketen bireylerde, özellikle kalın bağırsağın proksimal kolon dediğimiz kısmında, kanser riskinin yüzde 20 düştüğünün görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Atamer, “Yoğurdun içeriğindeki probiyotik bakteriler, özellikle laktobasilus ve bifidobakteriyum türleri sayesinde bağırsak florasını dengeleyerek enflamasyon dediğimiz iltihaplanmayı baskılayabilirler, toksinlerin hücre hasarına neden olmasını engelleyebilirler. Araştırmacılar, bu bakterilerin bağırsak mukozasını güçlendirerek kanserojen bileşiklerin zararını en aza indirmesini sağladığını belirtmektedirler. Yani yoğurt doğal bir kalkan olabilir.” şeklinde konuştu.
Yoğurt, bağırsak sağlığı için güçlü ve koruyucu bir besin!
Yoğurdun sadece probiyotik bakteriler açısından değil, aynı zamanda biyoaktif bileşikler ve kalsiyum açısından da zengin bir kaynak olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Bunlar da bağırsak bariyerinin güçlenmesini, fonksiyonlarının artmasını ve toksinlerin emiliminin engellenmesini sağlar.” dedi.
Bu nedenle yoğurt gibi fermente gıdaların tüketilmesinin, hem bağırsak mikrobiyotasının dengesini koruyarak iltihaplanmayı baskıladığını hem de uzun vadede kanser riskini azaltabileceğini dile getiren Prof. Dr. Atamer, “Ancak yoğurt seçiminde dikkatli olunması gerekir. Şeker ilaveli veya yapay katkı maddeleri içeren yoğurtlar yerine doğal ve probiyotik açısından zengin ürünlerin tercih edilmeli.” uyarısında bulundu.
Kolon kanserini önlemek için beslenme önemli!
Kolon kanserlerinin, gastrointestinal kanserler arasında üçüncü sırada yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Bunu önlemek için beslenme son derece önemlidir.” dedi.
Beslenmede yer verilmesi gereken besinlere değinen Prof. Dr. Atamer, sözlerini şöyle tamamladı:
“Lifli gıdaların tüketilmesinde fayda vardır. Yüksek lif içeren besinler sindirimi düzenler, bağırsağın temizlenmesini sağlar ve zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Tam tahıllar, yulaf, arpa, kepekli ekmek ve baklagiller bu gruba girer. Ayrıca lifli gıdalar kolon kanserine karşı koruyucu etkiye sahiptir.Brokoli ve turpgiller, karnabahar, lahana ve Brüksel lahanası gibi sebzeler yüksek oranda antioksidan içerirler. Bu sebzeler kanser hücrelerinin büyümesini engelleyebilirler. Yeşil yapraklı sebzelerden olan ıspanak, pazı, roka gibi sebzeler yüksek oranda lif ve vitamin içerirler. Bu sebzeler vücutta iltihaplanmayı azaltır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca folat bakımından zengindirler ve DNA hasarını önlemeye yardımcı olabilirler.
Omega 3 yağ asitleri içeren somon, sardalya ve ceviz gibi besinler antienflamatuar özelliklere sahiptir. Omega 3 yağ asitleri de vücuttaki iltihaplanmayı azaltarak kansere karşı koruyucu etki gösterir. Yaban mersini, çilek, ahududu ve böğürtlen gibi meyveler yüksek oranda antioksidan içerirler. Oksidasyonun yarattığı serbest radikallerin vücuda zarar vermesini engelleyerek kansere karşı koruyucu etkileri vardır. Sarımsağın da kolon kanserine karşı koruyucu etkileri bulunmaktadır. Ayrıca alkolden uzak durulmalı ve düzenli egzersiz yapılmalıdır; bunların da kansere karşı koruyucu etkisi vardır.” Doi numarası: https://doi.org/10.32739/uha.id.66665
Uyarı! Bu sitede yer alan tüm içerikler, "5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu" uyarınca tescil ve koruma altındadır. Kısmen dahi olsa; basılı şekilde ya da internet üzerinde, izinsiz çoğaltılıp kopyalanamaz, alıntı yapılıp kullanılamaz. Ancak habere aktif link verilerek kullanılabilir. Aksi taktirde İstanbul Mahkemeleri yetkilidir.