2025 yılı Turizm Değerlendirme Toplantısı İstanbul’da gerçekleşti. TÜİK’in verilerinin ele alındığı toplantıda Türk turizminin küresel ölçekte ulaştığı güce dikkat çekildi.
TÜİK’E GÖRE HEPİMİZ ÇOK ZENGİNİZ AMA FARKINDA DEĞİLİZ
2025 yılı Turizm Değerlendirme Toplantısı İstanbul’da gerçekleşti. TÜİK’in verilerinin ele alındığı toplantıda Türk turizminin küresel ölçekte ulaştığı güce dikkat çekildi. TÜİK’in verilerine göre Türk turizmi 2025 yılında rekor kırdı ve Cumhuriyet tarihinde ilk kez 65 milyon ziyaretçi ve 65,2 Milyar dolar turizm geliriyle tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü.
Bu durum biz turizmcilerin görüş alanına henüz girmese de bir yerlerde rekorlar kırıldığına eminiz.
Paylaşılan verilere göre,turizm gelirleri 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artış gösterdi. 2017 yılında 31,254 milyar dolar ve 2024 yılında 61,103 milyar dolar olan turizm geliri 2025 yılında 65, 231 milyar dolara ulaştı.
2025 yılında ziyaretçi sayısı yüzde 68 artış gösterdi. 2017 yılında 37 milyon 970 bin, 2024 yılında ise 62 milyon 270 bin olan ziyaretçi sayısı 2025’de 63 milyon 941 bine yükseldi.
Buna karşın, ortalama kalış süresi 2017’de 11,9 gece iken, 2024 ve 2025’te 10,7 geceye düştü.
Kişi başı gecelik ortalama harcama 2017’de 73,8 dolarken, 2024’te 96,5 dolara, 2025’te ise 100 dolar seviyesine yükseldi.

2025 yılında ülkemize en çok ziyaretçi gönderen ülkeler, Rusya federasyonu, Almanya, Birleşik Krallık oldu.
Turizm Bakanı Mehmet Nuri Yılmaz, 2026 turizm geliri hedefinin 68 milyar dolar olduğunu söyledi.
Şimdi, TÜİK’in verileri doğrultusunda bir değerlendirme yapalım:
Ziyaretçi sayısındaki artış:
Grafiklerdeki en çarpıcı veri, kişi başı gecelik harcamanın 100 dolar seviyesine ulaşmış olmasıdır. 2017 yılında 73,8 dolar olan bu rakamın bugün 100 dolara çıkması, Türkiye’nin ucuz destinasyon algısından sıyrılmaya başladığını gösteriyor.
Ancak, yabancı ziyaretçi harcaması 114 dolarken, yurt dışı yerleşik vatandaşlarımızın harcamasının 64 dolarda kalması, pazar çeşitlendirmesinde yerli gücün harcama kapasitesini artıracak lüks segment projelerin önemini hatırlatıyor.

Kalış Sürelerindeki Daralma:
Ortalama kalış süresinin 11,9 geceden 10,7 geceye düşmesi ilk bakışta olumsuz gibi görünse de bir “verimlilik sinyali” olarak değerlendirilebilir. Aynı dönemde toplam turizm gelirinin %109 oranında artmış olması, turistlerin daha kısa sürede daha çok harcama yaptığını gösteriyor.
Bu durum, giderek ağırlık kazanan kültür turları, gastronomi ve hafta sonu şehir kaçamakları (City-break) sayesinde, "hızlı tüketen ve yüksek katma değer bırakan" nitelikli turist profiline hitap etmeye başladığımızınkanıtıdır.
2025 Engelleri ve Kriz Yönetimi
2025 yılı ziyaretçi sayısı grafiğindeki dalgalanmaların nedenleri arasında,Orta Doğu’daki bölgesel savaşlar (İsrail-İran, Hindistan-Pakistan gerginlikleri) ve küresel ısınmaya bağlı mevsim kaymaları öne çıkıyor. Burada, turizmimizin dış etkenlere karşı ne kadar hassas olduğunu bir kez daha görüyoruz. Özellikle Temmuz ve Ağustos aylarındaki yoğunluğun Eylül ve Ekim aylarına dengeli bir şekilde yayılıyor olması, mevsimsellik etkisinin kırılmaya başladığını göstermesi açısından önemlidir. Bu durum, operasyonel sürdürülebilirlik açısından en büyük revizyon alanımızdır.
2026 Hedefleri:
Türkiye’nin 2026 için koyduğu 68 milyar dolarlık gelir hedefine, mevcut pazarlar olan Rusya, Almanya ve İngiltere’yi elde tutarak ulaşmamız mümkün değildir.Bunun için pazar genişlemesine ihtiyacımız vardır. Haritada işaretlenen ABD, Kanada ve Çin gibi "uzak menzilli" pazarlarda beklenen çift haneli büyümeler, Türkiye’nin bir dünya markası olma yolundaki yeni rotası olmalıdır. Uzak pazarlardan gelen turist, daha uzun konaklama ve daha yüksek harcama potansiyeli demektir.
Gerekli Revizyonlar ve Stratejik Adımlar:
Bizler turizm profesyonelleri olarak bu veriler ışığında şu kritik noktalarda vites yükseltmeliyiz:
1.Ürün Çeşitlendirmesine Gidilmeli:Turizmi, deniz-kum-güneş üçgenine sıkışmaktan kurtarıp sağlık, kültür, spor (golf, futbol), mistik ve inanç turizmi başlıkları altında 12 aya yaymalıyız.
2.Dijital ve Akıllı Turizm: Veri analizinde görülen "mevsim kaymalarını" önceden tahmin eden yapay zekâ destekli pazarlama stratejilerine geçmeliyiz.
3.Maliyet Yönetimi: Enflasyonist baskılar altında ezilen tesislerin "her şey dahil" sistemindeki kalite-fiyat dengesini korumak için enerji ve yerel tedarik zinciri teşviklerini revize etmeliyiz.
Sonuç olarak; Türkiye, 2025'i 64 milyon ziyaretçi ve 65 milyar dolar gibi tarihi bir zirveyle kapatırken, 2026 hedefleri bize artık 'sayı saymayı' bırakıp 'değer yönetmeye' odaklanmamız gerektiğini söylüyor. Bu yeni dönemde asıl başarımız, ağırladığımız turist sayısından ziyade, her bir misafire sunduğumuz deneyimi, ülkemiz için yüksek katma değerli ve sürdürülebilir bir kazanca dönüştürebilme yeteneğimiz olacaktır.
Murat TÜZEL
CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı
Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı
Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi
Uyarı! Bu sitede yer alan tüm içerikler, "5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu" uyarınca tescil ve koruma altındadır. Kısmen dahi olsa; basılı şekilde ya da internet üzerinde, izinsiz çoğaltılıp kopyalanamaz, alıntı yapılıp kullanılamaz. Ancak habere aktif link verilerek kullanılabilir. Aksi taktirde İstanbul Mahkemeleri yetkilidir.